|

|
Böbrek Taşlarının Tipleri:
Böbrek taşları kimyasal içerik olarak farklılıklar gösterir.
*Kalsiyum Taşları:
Tüm böbrek taşlarının yaklaşık % 70-80 i ya kalsiyum oksalat, veya
kalsiyum fosfat ya da her ikisinin bileşiminden oluşur. Kalsiyum diş
ve kemik sağlığında önemli rol oynar ve normal diyette bulunur.
Kalsiyumun fazlası idrar yolu ile ile vücuttan uzaklaştırılır.
Kalsiyum taşları hiperkalsiürili ( idrarda aşırı kalsiyum bulunması)
kişilerde oluşmaktadır.
Kalsiyum taşı oluşan hastaların % 40 ında sebebi bilinmeyen ailevi
geçişli kalsiyum metabolizması bozukluğu vardır.Ender olarak da
kalsiyum metabolizmasını harekete geçiren parotiroid hormonunu aşırı
miktarlarda üreten paratiroid bezi tümörü sebep olmaktadır.
Furasemid gibi diüretikler, kalsiyum bazlı antasitler ve steroidler
de hiperkalsiüri ye neden olabilmektedir. Aynı zamanda bazı barsak
hastalıkları, A ve D vitamininin çok yüksek miktarlarda alınması,
et, tavuk, balık gibi yiyeceklerin aşırı alınması da sebep
olabilmektedir.
Diyette B vitamininin çok az veya C vitamininin çok fazla olması ile
kalsiyum oksalat taşlarının oluşumu arasında bir ilişki
kurulmaktadır.
*Ürik Asit Taşları:
Ürik asit vücutta protein yıkımı sonucu normal olarak oluşur ve
idrarla atılır. Ancak bazı kişilerde özellikle erkeklerde ürik asit
böbreklerde ve eklem yerlerinde birikebilir. Eklemlerde ürik asit
birikmesi ailevi geçişli olan gut hastalığında görülür. Böbreklerde
birikmesi ile de ürik asit taşları oluşur.
Böbrek taşlarının % 5-23 ü ( özellikle çoğunlukla erkeklerde olmak
üzere) ürik asit taşlarıdır. Ürik asit taşlarında genetik
faktörlerin de rol oynadığı öne sürülmektedir. Yüksek proteinli (
özellikle et ürünleri fazla ) diyet alanlarda ürik asit taşı oluşma
olasılığı artmaktadır.
*Enfeksiyon taşları:
Tüm taşların yaklaşık % 20 sini oluştururlar. İdrardaki ürenin
bakteriler tarafından bozulması ile asidikleşen idrarda oluşan
amonyak ve magnezyumun kristalleşmesi enfeksiyon taşlarına neden
olmaktadır. Üriner sistem enfeksiyonu geçirmeye daha yatkın olan
kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanmaktadır.
*Sistin Taşları:
Sistin sinir kas ve bazı dokuların yapı taşlarından olan
aminoasitlerden biridir. Ender görülen ailevi bir hastalık olan
sistinüri de böbrekler de sistin taşları oluşur. Tüm taşların % 1-2
sini oluşturmaktadır.
Belirtiler:
Böbrek taşları zaman içinde yavaş yavaş oluşurlar. Zaman zaman küçük
belirtiler verebilirler. Ancak belli bir boyut ve pozisyona
ulaştığında ani olarak belirtiler ortaya çıkar.
Henüz yeterince büyük olmayan ve böbrek fonksiyonlarına zarar
vermemiş "sessiz" olan taşlar rutin röntgen
incelemesi esnasında ortaya çıkabilir.Bazen bu sessiz taşlar böbrek
fonksiyonunu bozana kadar farkedilemeyebilir ve böbrekte kalıcı
hasarlar oluşabilir. Bazen sırt ağrısı, kas ağrısı sanılabilen küçük
belirtiler verirler. Bu tür hastalarda sık sık idrar yolları
enfeksiyonu gelişir. Ancak en klasik belirtisi taşın bulunduğu
bölgede yaptığı irritasyona veya tıkanıklığa bağlı olarak oluşan ve
renal kolik adını alan şiddetli ağrılardır.
Renal kolikte ağrı aniden, genellikle gece veya sabaha karşı gelir.
Akut apandisit veya barsak kökenli ağrılarla karışabilir. Ağrı
belde, iki yanda veya mide bölgesi ve kasıkta
başlayabilir.Erkeklerde testislere veya penise yayılabilir. Ağrı
,ile birlikte mide bulantısı, kusma, titreme, ateş görülebilir.
Hasta huzursuzdur. Bir oturur, bir kalkar, şiddetli idrar yapma
isteği ve idrar yaparken yanma oluşur.
Böbrek taşlarında görülen bir diğer klasik belirti ise hematüri
olarak adlandırılan idrara kan hücrelerinin karışmasıdır.Bu kan
hasta tarafından çıplak gözle görülebileceği gibi ancak mikroskopla
görülebilecek tarzda az da olabilir. İdrar genellikle koyu renkli,
bulanıktır ve bazen kokulu olabilir.
Tanı:
Genellikle şikayetlerinizi dinleyen doktor idrar da kan hücrelerinin
de görülmesi ile tanı koyabilir. Şikayetlerin taş nedenli olduğunu
doğrulamak üzere röntgen tetkiki veya ultrasound tetkiki
isteyecektir.Böylece taşın boyutu, şekli ve yeri konusunda bilgi
sahibi olacaktır. Kan ve idrar tahlilleri ile de taşın kimyasal
yapısı, idrarda kan olup olmadığı ve enfeksiyon bulunup bulunmadığı
hakkında bilgi sahibi olacaktır.
Yapılacak röntgen tetkiki direk karın filmi veya İVP adı verilen ve
damardan bir ilaç verilerek gerçekleştirilen özel bir röntgen
olabilir. Tüm taşlar röntgen filmi ile görülemez. Bu gibi taşların
görülmesinde ultrasound yararlı olacaktır. Ancak ultrasound da da
çok şişman hastalarda ve 3 mm nin altındaki taşlarda başarılı
sonuçlar alınamayabilir.
Röntgen filminde diğer kemik yapıları ile karışan taşlarda
kompüterize tomografi istenebilir.
Korunma:
Bol su için: Daha önce taş düşürmüş kişilere tekrar taş oluşumunun
engellenmesi için bol su içmesi önerilir. Özellikle sıcak yaz
günlerinde içilen su miktarının arttırılması gerekir. İdrarda
kristalizasyonun engellenebilmesi ve taş oluşumunun engellenebilmesi
için en azından 8 bardak su içilmesi gerekir. Hastalar çıkardıkları
idrarın renginden aldıkları sıvının yeterli olup olmadığını
anlayabilirler. idrarın renginin açık olması suyun yeterli olduğunu,
koyu olması ise yetersiz olduğunu gösterir. Ayrıca bol su içilmesi
idrar yolları enfeksiyonlarını da önleyici bir rol oynar.Böbkor
ile böbrek taşlarınızı hem düşürebilir, hem de tekrar böbrek taşı
oluşmamasını sağlayabilirsiniz. Sağlığınız bizim ve sizin için
önemlidir, böbrek ise sağlığınızda önemli bir rol oynar. Böbreğinizi
temiz tutmak ve korumak için
böbkoru
tercih edebilirsiniz ve böylelikle böbreğiniz temiz kalır.
Diyetinizde kalsiyum ve oksalat miktarlarını kısıtlayın: Daha önce
taş düşürmüş bir kişinin idrar testlerinde kalsiyum oranı yüksek
çıkıyorsa diyetindeki kalsiyum ve oksalatı kısıtlamalıdır. Kalsiyum
içeren antasitleri kullanmamalı, kalsiyum içeren süt ve süt
ürünlerini kısıtlamalıdır. Son zamanlarda bu konu tartışmalı hale
gelmiştir. Ayrıca çay, kahve, çikolata, fıstık, ıspanak, pancar gibi
oksalat içeriği yüksek gıdaları da kısıtlamakta fayda vardır.
Ancak diyetteki kalsiyumun azaltılması her hastada yararlı
olmayabilir. İdrarında oksalat miktarı artmış kişilere kalsiyum
tavsiye edilebilmektedir. Her hasta da koşulların değişik olacağı
göz önüne alınmalı, diyet doktorunuz veya diyetisyen tarafından
ayarlanmalıdır.
Et ve et ürünlerini azaltın: Bu sadece taş oluşmasını engellemekle
kalmaz genel sağlığınız açısından da olumlu etki yapar. Hayvansal
proteinlerin azaltılması vücuda kalsiyum girişini ve ürik asit
atılımını azaltacaktır.
Tuz tüketimini azaltın: Tuz idrara çıkan kalsiyumu arttırır. Ayrıca
hipertansiyon riskini de azaltmış olursunuz.
|